Günlük yaşamda en çok konuşulan konulardan biridir, hava durumu. Hepimiz meteorolojiden gelecek tahminleri merak ederiz…

Yağmur yağacak mı, sıcaklık ne olacak, şemsiye almalı mıyız?.. Bu ve bunun gibi sorulara cevap bulabilmemiz için meteoroloji bilimi ile uğraşanlar bizim için tahminlerde bulunur. Pekiyi, bu hava durumu tahminleri nasıl yapılır?…

Tahmin yapmak gözlemlerle başlar ki bunun çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemler, yer gözlemleri ve yüksek atmosfer gözlemleri olarak sınıflandırılır.

Yer gözlemlerinde havanın sıcaklığı, nemi, rüzgar durumu, rüzgarın yönü, basınç durumu, bulutlanma yer sıcaklığı ile ilgili her türlü meteorolojik parametre ölçülür. Bu bilgiler toplanır ve meteorolojik haritalar oluşturulur.

Bir de yüksek atmosfer ölçümleri var. Türkiye’de 8, dünyada ise 1000’in üzerindeki noktada uygulanan bu yöntemle, yerden havalanan bir balon vasıtasıyla bir verici gökyüzüne bırakılır. Yaklaşık 30-35 km yükseklikte stratosfer tabakasında bu balon patlar ve bağlı olduğu verici paraşüt yardımıyla tekrar yeryüzüne düşer. Vericinin kaydettiği bilgiler sayesinde atmosfer tabakalarındaki nem, sıcaklık ve rüzgar durumları değerlendirilir. Bu değerlendirmeler, baz alınan 500 mb basınç yüksekliğindeki nem durumu, sıcaklık durumu ve rüzgar durumunu verir.

Bu işlemler dışında atmosfer, meteorolojik radarlar vasıtasıyla taranır. Bu radarlar sayesinde nerede ne yağış var, nerede hangi bulut olayları yaşanıyor tespit edilebilir. Türkiye’de Adana, Antalya, Muğla, İzmir, Balıkesir, İstanbul, Zonguldak, Samsun, Trabzon ve Ankara’da olmak üzere 10 adet radar bulunmaktadır. Bu gelişmiş radar sistemleri sayesinde 4 – 5 saat sonraki olayları yani kısa zamanlı olayları tahmin etmek mümkündür.

Uzay alanındaki büyük gelişmeler sonucu artık hava tahminlerinde uydu sistemlerinden de yararlanılıyor. Bunlar alçak seviyeli ve yüksek seviyeli uydular olmak üzere ikiye ayrılıyor. Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu Avrupa Uydu Ajansı (METEOSAT) sayesinde hem ülkemizi, hem Avrupa’yı hem de Kuzey Yarım Küre’nin tamamının uydu bilgilerini almaktayız.

İnfrared, yani ışın yöntemi ve fotoğraflama yöntemi şeklinde de gözlemler yapılmaktadır. Bu yöntemlerle hem bulutların yapısı ve yönleri, hem de yağış oranları saptanabilmektedir.

Tüm bu teknolojik araç ve gereçler yokken hava durumu tahminleri nasıl yapılıyordu acaba?

Şimdi neredeyse hepimizin merak ettiği hava durumu, eskiden en çok denizciler ve çiftçilerin ilgisini çekiyordu. Malum; denize açılanları en çok hava olayları etkiler. Tabi, mahsülün verimli oluşu da hava olaylarına bağlıdır.

İnsanoğlu bunun için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Kimisi ıslak parmağını havaya tutup rüzgarı yoklar, kimisi bulutlara bakardı. Bulutların batıdan doğuya hareket etmesi yağmura işaretti. Hareket doğudan batıya olursa havanın açacağı düşünülürdü.

Kurbağaların topluca bağırması yağmura işaretti. Ağaçların yapraklarının alttan yukarı sararması kışın çok olacağının işaretiydi. Akşamdan bulut kızarırsa havanın açacağı, sabah bulut kızarırsa yağmur yağacağı tahmin edilirdi.

Tüm bu bilgiler bize gösteriyor ki her zamanın insanı için hava durumu çok önemli. Şu anki teknoloji bile bu durumu tahminden öteye götüremiyor…

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir